Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Millî Birlik ve Dayanışma Komisyonu, salt bir güvenlik girişimi değil; cumhuriyetin yüz yıllık yükünü taşıyan toplumsal kontratın yeniden güncellenme çabasıdır. Bu komisyon, adını koymaktan imtina ettiğimiz bir hakikatin -yani terörle iç içe geçmiş siyasi yapılarla baş etme mecburiyetinin- kurumsal çerçevesini kurmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki siyasi normalin temel parametrelerini de belirliyor. Türkiye, bu komisyonla birlikte bir “terör sonrası siyaset” inşasına hazırlanıyor.