Bir kahveci, dükkânının külleri arasında çömelen eski sadık müşterileri için yangından kurtulmuş tek eşyası olan ocağında kahve pişirmektedir. Daha ötede fırıncılar tahta çanaklarda kurtarabildikleri mısır kümelerini ayıklamakla meşguldürler. Bazı yangınzedeler ise, yok olmuş servetlerinin son kalıntıları olan çivi ve demir parçalarını henüz tamamıyla sönmemiş korların arasında ayıklıyordur. Gautier, harabeler üstünde çubuk tüttüren şehir halkının tevekkülünü hayranlıkla anlatırken, bunu ülkesindeki âfet manzaralarıyla karşılaştırır. Ona göre İstanbul'da evi yanmış olmak sıradan bir olaydır.