UPA YAZARI DOÇ. DR. OĞUZHAN GÖKSEL’DEN YENİ EDİTÖRLÜ KİTAP: THE ‘NEW TURKEY’ IN THE BROADER MIDDLE EAST
Marmara Üniversitesi üyesi ve Uluslararası Politika Akademisi (UPA) uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Göksel’in Kıbrıs Üniversitesi’nden Dr. Zenonas Tziarras ile birlikte editörlüğünü yaptığı The ‘New Turkey’ in the Broader Middle East: Reflections on International Relations Theory adlı eser, Palgrave Macmillan Cham yayınevi tarafından yayımlandı.
The ‘New Turkey’ in the Broader Middle East: Reflections on International Relations Theory
Palgrave Macmillan tarafından yayımlanmış olan The ‘New Turkey’ in the Broader Middle East: Reflections on International Relations Theory adlı bu yeni akademik kitap, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti/AKP) döneminde Türkiye’nin dış politikasını teorik açıdan iddialı ve ampirik olarak güçlü bir çerçevede yeniden ele alarak, Türkiye’yi Uluslararası İlişkiler (Uİ) kuramı tartışmaları açısından merkezi bir vaka olarak konumlandırmaktadır. Türkiye’nin dış politikasını istisnai ya da yalnızca betimleyici bir olgu olarak ele almak yerine, bu derleme eser, Türkiye örneğini hızla dönüşen bölgesel ve küresel düzende hem ana-akım, hem de eleştirel Uİ yaklaşımlarının açıklayıcılığını kullanarak masaya yatırmaktadır.
Alanında yetkin ve yükselen akademisyenleri bir araya getiren kitap; Neorealizm, Neoklasik Realizm, Liberalizm, Neo-Gramscicilik, Ontolojik Güvenlik Teorisi, Eleştirel Jeopolitik, Post-Yapısalcı Sosyal İnşacılık ve Marksist Uluslararası İlişkiler gibi geniş bir kuramsal yelpazeyi Türkiye’nin Ortadoğu politikalarına sistematik biçimde uygulamaktadır. Suriye, Irak, İsrail, Körfez ülkeleri ve Doğu Akdeniz gibi bölgesel vaka analizleri aracılığıyla, Türkiye’nin dış politikasının Uİ literatüründeki yerleşik varsayımları nasıl hem yansıttığı hem de zorladığı ortaya konulmaktadır.
Eserin temel katkılarından biri, teori ile ampirik analiz arasındaki açık ve bilinçli diyaloğudur. Ana-akım ve alternatif kuramsal yaklaşımları yan yana getirerek tek-teori temelli açıklamaların ötesine geçen bu çalışma; güç, ideoloji, kimlik, politik ekonomi ve söylem unsurlarının Türkiye’nin dış politika pratiklerini nasıl iç içe geçerek şekillendirdiğini göstermektedir. Bu yönüyle kitap, yalnızca Türkiye dış politikası literatürünü zenginleştirmekle kalmamakta; aynı zamanda büyük ölçüde Batı merkezli bağlamlarda geliştirilmiş Uİ kuramlarının sınanması, yeniden düşünülmesi ve güncellenmesi için “Yeni Türkiye”yi analitik bir mercek olarak kullanmaktadır.
Oğuzhan Göksel
Suriye İç Savaşı, Ortadoğu’daki değişen ittifak örüntüleri ve Doğu Akdeniz’de dönüşen güvenlik dinamikleri gibi güncel bölgesel gelişmelerle doğrudan etkileşim içinde olan çalışma, Türkiye çalışmaları, Ortadoğu çalışmaları ve Uluslararası İlişkiler kuramına önemli ve zamanlı bir katkı sunmaktadır. Kitap; özellikle Uluslararası İlişkiler, Dış Politika Analizi, karşılaştırmalı siyaset ve politik ekonomi alanlarında çalışan akademisyenler ile, dönüşen uluslararası sistemde yükselen ve orta ölçekli güçlerin davranışlarını kuramsal ve ampirik olarak anlamak isteyen ileri düzey öğrenciler için temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Dr. Zenonas Tziarras
Kitabın ilk bölümünde editörler Oğuzhan Göksel ve Zenonas Tziarras kitabın vizyonunu, esas argümanlarını ve temel katkılarını ortaya koyarak kapsamlı bir giriş sunuyorlar. İkinci bölümde Kostas Ifantis, Recep Tayyip Erdoğan dönemindeki Türk dış politikası aktivizminin, önceki hükümetlerden ayrışarak, salt güvenlik odaklı politikaların ötesine geçen ve ekonomik fırsatları daha çok önemseyen “özgün bir neoliberal model” izlediğini savunuyor. Üçüncü bölümde, Nikos Moudouros, Neo-Gramscian bir yaklaşım izleyerek, AKP’nin jeopolitik vizyonunda 2000’li yılların sonlarına doğru yaşanan değişimin temel nedenlerine odaklanmaktadır. Bu bağlamda, Moudouros, AKP’nin dış politikasını, iç faktörleri de içeren daha geniş bir hegemonik projenin bileşen bir parçası olarak ele almaktadır. Dördüncü bölümde Mustafa Murat Uluer ve Umut Can Adısönmez, Türkiye’nin gelişen dış politika anlatısında neo-Osmanlıcılık, ontolojik güvenlik ve ulus markalaşmasının nasıl bir araya geldiğini inceliyor. Türk tarihi dizilerinin küresel popülaritesini analiz ederek, popüler kültürün ulusal kimliği yeniden şekillendirmek ve Türkiye’nin neo-emperyalist emellerini desteklemek için nasıl araçsallaştırıldığını gösteriyorlar. Kitabın beşinci bölümünde Ramazan Gözen, Liberal İdealizm kuramsal çerçevesini kullanarak Ahmet Davutoğlu yönetimindeki Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik dış politikasını eleştirel bir şekilde inceliyor. Dışişleri Bakanı (2009-2014) ve Başbakan (2014-2016) olarak görev yaptığı süre boyunca Türkiye’nin baş dış politika mimarı olan Davutoğlu, “Stratejik Derinlik” olarak anılan doktriniyle, demokrasi, insan hakları ve bölgesel istikrar ilkelerine yönelik söylemsel bir bağlılığın yanı sıra Türkiye’nin bölgeyle olan tarihi ve kültürel bağlarını vurguluyordu. Ancak Gözen, Liberal Enternasyonalist söylemin sıkça kullanılmasına rağmen, Davutoğlu’nun Ortadoğu’daki politikalarının nihayetinde temel ilkelerine gerçek bir bağlılığı yansıtmadığını savunuyor. Altıncı bölümde, Emine Eminel Sülün, Kritik Jeopolitik perspektifinden Akdeniz’in Türk dış politikası için değişen stratejik önemini ele almaktadır. Bu bağlamda Sülün, çağdaş Türk dış politikasında Akdeniz’in bir “jeopolitik alan” olarak inşasını ve Arap Baharı’nın getirdiği jeopolitik değişiklikler, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon keşfi ve mülteci krizi gibi bu değişime katkıda bulunan faktörleri incelemektedir. Yedinci bölümde, Vasileios P. Karakasis ve Ilia K. Barboutev, artan bölgesel istikrarsızlık ortamında 1990’lardaki stratejik ittifaklarının çöküşünü izleyerek, Türk-İsrail ilişkilerindeki dramatik değişimin neorealist bir analizini sunuyorlar. Michalis Foulias ve Zenonas Tziarras tarafından kaleme alınan sekizinci bölüm, Türkiye’nin kuzey Suriye’deki ilk büyük ölçekli askeri operasyonu olan “Fırat Kalkanı“nı Neoklasik Gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak, Ankara’nın bu operasyonların savunma amaçlı olduğu yönündeki resmi anlatısını sorguluyor. Takip eden dokuzuncu bölümde Mustafa Onur Tetik, Türkiye’nin güney sınırları boyunca potansiyel bağımsız bir Kürt enklavından kaynaklanan kuşatma tehdidi algısının fikirsel kaynaklarını sunarken, Post-Yapısalcı bir yaklaşım benimsemektedir. Böylece, AKP döneminde Türkiye’nin ontolojik güvensizliğine dair alternatif, kimlik yüklü bir açıklama sunmakta ve AKP elitlerinin ulusal kimlik söylemlerinde yer alan tarihsel-kültürel temaları inceleyerek Türkiye’nin yakın çevresine ilişkin jeopolitik algıyı şekillendirmektedir. Onuncu bölüm, kitabın ikinci kısmının son çalışmasını oluşturmaktadır; Gönenç Uysal, Türk dış politikasına Marksist bir okuma getirerek, ana-akım uluslararası ilişkiler yaklaşımlarının Türk Devleti’ni ve onun kendine özgü sosyo-tarihsel biçiminin bir ürünü olan dış politika çelişkilerini yeterince sorunlaştırmadığını savunmaktadır. Onbirinci ve son bölümde, Zenonas Tziarras kitabın bölümlerinin bulgularını özetliyor ve Türk dış politikası analizinin mevcut ve gelecekteki durumuyla ilgili genel sonuçlar çıkarıyor. Ayrıca, kitapta Türk dış politikasını analiz etmek için kullanılan farklı geleneksel ve geleneksel olmayan teorilerin değerini değerlendiriyor ve hızla değişen bir dünyayı ve bununla birlikte Türkiye gibi devletleri daha iyi kavramsallaştırma ve anlama ihtiyacı ışığında Uİ teorisi üzerine daha geniş bir tartışmaya değiniyor.
11 farklı bölümden oluşan 282 sayfalık kitaba aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
