AB’NİN STRATEJİK ÖZERKLİK ARAYIŞLARI: MERCOSUR VE HİNDİSTAN’LA SERBEST TİCARET ANLAŞMASI
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Donald Trump yönetiminin Danimarka Krallığı’na bağlı Grönland’ı kendi topraklarına katmak istemesi ve Avrupalı devletlerin dış ticaretlerini olumsuz etkileyen yüksek gümrük tarifeleri uygulamaları nedeniyle Washington-Brüksel ekseninde ilişkiler hızla gerilir ve gerilerken, bu süreçte Avrupa Birliği (AB) de hareketsiz kalmıyor ve imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları ile ABD’siz ayakta kalabileceğini göstermeye çalışıyor. Bu bağlamda, AB, geçtiğimiz günlerde Mercosur (Güney Amerika Ortak Pazarı) ve Hindistan’la iki önemli serbest ticaret anlaşmasına imza atarak, gelecek için oluşturduğu stratejik özerklik (otonomi) vizyonunu somutlaştırmaya ve küresel siyasette iddialı bir güç olduğunu göstermeye başladı.
Yaklaşık 25 yıllık uzunca bir müzakerenin ardından, AB ile bazı Güney Amerika ülkelerinin oluşturduğu ortak pazar olan Mercosur (Güney Amerika Pazarı) bloku, iki bölge arasındaki ticareti arttırmak ve gümrük vergilerini karşılıklı olarak düşürmek için tarihi bir anlaşmaya imza attılar. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Mercosur üye devletleri Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay ve Bolivya[1] ile Avrupa Parlamentosu’nun onayından da geçmesi gerekiyor.[2] 17 Ocak 2026 tarihinde akdedilen[3] ve Avrupa Birliği Komisyonu resmî web sitesine göre “kazan-kazan” mantığına göre hazırlanan anlaşma, şu amaçlara ulaşmayı hedeflemektedir:
- İki taraflı olarak ticaret ve yatırımı arttırmak ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için gümrük vergileri ve gümrük dışı ticaret engellerini azaltmak;
- Fikri mülkiyet hakları (coğrafi işaretler dahil), gıda güvenliği standartları, rekabet ve iyi düzenleme uygulamaları gibi alanlarda daha iyi ve daha güçlü kurallar aracılığıyla ticaret ve yatırım için daha istikrarlı ve öngörülebilir kurallar oluşturmak;
- İşçi haklarının güçlendirilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele, çevrenin korunmasının sağlanması ve sorumlu iş davranışının teşvik edilmesi dahil olmak üzere ortak değerleri ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Hindistan Başbakanı Narenda Modi ve AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen[4]
Bu anlaşmanın mürekkebi henüz kurumamışken, Brüksel, yükselen ekonomik dev Hindistan’la da tarihi bir anlaşmaya imza atarak küresel siyasette önemli bir oyuncu olma çabasını bir kez daha teyit etti. Yaklaşık 20 yıllık uzunca görüşmelerin ardından akdedilen anlaşma, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Yeni Delhi’de katıldıkları törende imzalanırken, iki tarafta da büyük memnuniyet yarattı.[5] Von der Leyen, anlaşmayı “tüm anlaşmaların anası” olarak değerlendirerek, büyük bir işe imza attıklarını ima etti.[6] Başbakan Modi de anlaşma için “tarihi” ifadesini kullandı.[7] Nitekim DW’nin derlediği verilere göre; AB ile Hindistan, toplam 2 milyarlık ortak nüfuslarıyla dünya gayrisafi hasılasının dörtte birini oluşturuyor. AB verilerine göre, 2024’te 120 milyar avroluk ticaret ve yüzde 11,5’lik payla, AB, Hindistan’ın en büyük ticaret ortağı konumunda.[8] AB, bu serbest ticaret anlaşması sayesinde Hindistan’a ihracatını 2032’ye kadar ikiye katlamayı hedefliyor. AB Komisyonu resmî web sitesine göre[9], anlaşma şu hususları içeriyor:
- Hindistan, diğer ticaret ortaklarının hiçbirine tanınmayan gümrük vergisi indirimlerini AB’ye tanıyacaktır. Örneğin, otomobillere uygulanan gümrük vergileri kademeli olarak %110’dan %10’a düşürülecek, otomobil parçalarına uygulanan gümrük vergileri ise 5 ila 10 yıl içinde tamamen kaldırılacaktır. Makinalara uygulanan ve %44’e varan, kimyasallara uygulanan ve %22’ye varan ve ilaçlara uygulanan ve %11’e varan gümrük vergileri de büyük ölçüde kaldırılacaktır.
- Ayrıca, küçük AB işletmelerinin yeni ihracat fırsatlarından tam olarak yararlanabilmeleri için anlaşmada özel bir bölüm de yer almıştır. Örneğin, her iki taraf da KOBİ’lere Serbest Ticaret Anlaşması ile ilgili bilgileri sağlamak ve Anlaşma hükümlerini kullanmaya çalışırken karşılaşabilecekleri her türlü özel konuda onlara yardımcı olmak için özel irtibat noktaları oluşturacaktır. Buna ek olarak, KOBİ’ler, özellikle Anlaşma’nın sağladığı gümrük vergisi indirimlerinden, düzenleyici engellerin kaldırılmasından, şeffaflıktan, istikrardan ve öngörülebilirlikten yararlanacaklardır.
- Anlaşma, AB’nin tarım-gıda ürünleri ihracatına uygulanan genellikle çok yüksek gümrük vergilerini (ortalama %36’nın üzerinde) kaldırıyor veya azaltıyor ve Avrupalı çiftçilere devasa bir pazar açıyor. Örneğin, Hindistan’ın şaraplara uyguladığı gümrük vergileri, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle %150’den %75’e düşecek ve sonunda %20’ye kadar inecek, zeytinyağına uygulanan gümrük vergileri 5 yıl içinde %45’ten %0’a düşecek, ekmek ve şekerleme gibi işlenmiş tarım ürünlerine uygulanan %50’ye varan gümrük vergileri ise tamamen kaldırılacaktır.
- Ancak sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi ürünler anlaşmada serbestleştirme kapsamı dışında tutulduğundan, hassas Avrupa tarım sektörleri tam olarak korunacaktır. Hindistan’dan yapılan tüm ithalatlar da, AB’nin sıkı sağlık ve gıda güvenliği kurallarına uymaya devam etmek zorunda olacaktır. Buna paralel olarak, AB ve Hindistan, şu anda Coğrafi İşaretler (GI) konusunda ayrı bir anlaşma müzakere ediyorlar. Bu anlaşma, taklitler şeklinde haksız rekabeti ortadan kaldırarak, geleneksel ve ikonik AB tarım ürünlerinin Hindistan’da daha fazla satılmasına yardımcı olacaktır.
- Anlaşma, AB şirketlerine finansal hizmetler ve deniz taşımacılığı gibi kilit sektörler dahil olmak üzere Hindistan hizmetler pazarına ayrıcalıklı erişim hakkı tanıyacaktır. Anlaşma, Hindistan’ın diğer ortaklarına verdiği taahhütlerin ötesine geçen, herhangi bir ticaret anlaşmasında Hindistan’ın finansal hizmetler konusunda verdiği en iddialı taahhütleri içeriyor.
- Anlaşma, telif hakları, ticari markalar, tasarımlar, ticari sırlar ve bitki çeşitliliği hakları dahil olmak üzere fikri mülkiyet haklarının yüksek düzeyde korunmasını ve uygulanmasını sağlıyor. Mevcut uluslararası fikri mülkiyet anlaşmalarını temel alıyor ve Hindistan ile AB’nin fikri mülkiyet kanunlarını birbirine yakınlaştırıyor. Bu, fikri mülkiyete dayanan AB ve Hindistan şirketlerinin birbirlerinin pazarlarında ticaret ve yatırım yapmasını kolaylaştıracaktır.
- Anlaşma, çevre korumasını güçlendiren ve iklim değişikliğini ele alan, işçi haklarını koruyan, kadınların güçlendirilmesini destekleyen, ticaretle ilgili çevre ve iklim konularında diyalog ve iş birliği için bir platform sağlayan ve etkili uygulamayı garanti eden özel bir ticaret ve sürdürülebilir kalkınma bölümünü de içermektedir.
- AB ve Hindistan, ayrıca, iklim eylemi konusunda iş birliği ve destek için bir AB-Hindistan platformu kurulmasını amaçlayan bir Mutabakat Zaptı imzalayacaklardır. Platform, 2026 yılının ilk yarısında faaliyete geçecektir. Ayrıca, AB’nin bütçe ve mali kuralları ve prosedürlerine tabi olmak kaydıyla, Hindistan’ın sera gazı emisyonlarını azaltma ve uzun vadeli sürdürülebilir endüstriyel dönüşümünü hızlandırma çabalarına yardımcı olmak için önümüzdeki 2 yıl boyunca 500 milyon avroluk AB desteği öngörülmektedir.
AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Hindistan Dışişleri Bakanı Dr. S. Jaishankar tarafından imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı, AB ile Hindistan arasındaki stratejik ilişkilerde yeni bir sayfa açmaktadır[10]
Bu anlaşmaya ek olarak, Brüksel ile Yeni Delhi, savunma alanında da bir anlaşmaya imza atmış ve ortak gelecekleri konusunda stratejik uyumlarını ortaya koymuşlardır. Güvenlik ve savunma alanlarını kapsayan stratejik ortaklık anlaşması, savunma sanayii iş birliğinin yanı sıra, korsanlıkla mücadele için ortak deniz tatbikatları gibi somut adımları ve siber ile hibrit tehditlere karşı mücadeleyi kapsamaktadır.[11] Anlaşmanın iki maddesi şu şekilde akdedilmiştir:[12]
1-) AB ile Hindistan, giderek zorlaşan bir güvenlik ortamında, birbirleriyle bağlantılı ve bağımlı durumdaki Avrupa ile Hint-Pasifik bölgelerindeki iki önemli siyasi antite olarak, güvenlik ve savunmada daha yoğun diyalog ve iş birliğine ihtiyaç duymaktadırlar. Değişken siyasi/güvenlik ortamında, güvenlik konusu artık geleneksel askeri/savunma konularından ibaret olmayıp, siber güvenlik, deniz güvenliği ve uzay güvenliğiyle ilgili hibrit tehditler ve terörizm gibi hususları da içermektedir. Bu bağlamda, her iki taraf da BM Tüzüğü’nü desteklemekte, devletlerin egemen eşitliği ilkesini savunmakta, devletlerin egemenlik ve toprak bütünlüklerine saygı göstermekte ve devletlerin siyasi bağımsızlıklarını tanımakta ve uluslararası ihtilaflarda güç ve güç kullanımı tehdidine karşı çıkmaktadırlar.
2-) AB ile Hindistan, paylaşılan ortak demokratik değerler, karşılıklı ekonomik bağımlılık, kurallara dayalı uluslararası düzenin devamı ve BM Tüzüğü-BM Şartı’na saygı gibi temeller üzerinden uzun vadeli bir partnerliğe yönelmişlerdir. Bu birlikteliğin temelleri 1994 AB-Hindistan İş Birliği Anlaşması ve 2004 Stratejik Ortaklık Anlaşması’dır. İlerleyen dönemde imzalanan “AB-Hindistan Stratejik Ortaklığı: 2025 İçin Yol Haritası” anlaşmasıyla iki taraf arasında stratejik ve güvenlik alanında da iş birliği ortamı oluşmaya başlamıştır.
Avrupa Dış İlişkiler Servisi-EEAS’ye göre, iki taraf arasındaki iş birliği alanları ise şunlar olarak belirlenmiştir:[13]
- Deniz güvenliği,
- Siber sorunlar,
- Yapay zekâ ve yeni ortaya çıkan ve yıkıcı teknolojiler,
- Hibrit tehditler,
- Kritik altyapının dayanıklılığı ve korunması,
- Terörle mücadele ve şiddet içeren aşırılıkçılığın önlenmesi,
- Organize suçla mücadelenin dış boyutları,
- Durum farkındalığı ve bilgi alışverişi,
- Çok taraflı koordinasyon,
- Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve silahsızlanma,
- Uzay güvenliği ve savunması,
- Güvenlik ve savunma alanlarında ortaklar için kapasite geliştirme,
- Savunma sanayii ile ilgili konular dahil olmak üzere savunma girişimleri,
- Uluslararası barış ve güvenlik,
- Eğitim ve öğretim,
- Konsolosluk konuları,
- Kadınlar, barış ve güvenlik.
IMEC projesi[14]
AB-Hindistan anlaşmasının önemli bir boyutu ise, Hindistan ile Avrupa arasında alternatif dev bir ticari hattın oluşmasına imkân sağlayarak, IMEC (Hindistan–Orta Doğu–Avrupa Ekonomik Koridoru) ile AB’nin geliştirdiği Küresel Geçit (Global Gateway) jeoekonomik vizyonlarını entegre etmesidir. IMEC, jeopolitik olarak, Küresel Geçit ise standartları belirleyen paradigma olarak bu bağlamda yeni bir vizyon/strateji oluşturmaktadır. Bu ise, Türkiye’nin dahil olmadığı bir denklemde Ankara aleyhine de şekillenebilecek yeni bir meydan okumadır. Brüksel, bu şekilde, hem ABD’siz düzene alışmaya çalışmakta, hem de iyi ilişkiler sürdürmek istediği Çin’in Kuşak Yol Vizyonu (BRI) ile küresel ekonomide hâkimiyet kuracağı bir düzene de direnmeye çalışmaktadır.
Son olarak, AB’nin bu girişimleri son derece önemli ve hatta tarihi nitelikte olmakla birlikte, güvenlik konusunun küresel siyasette önemini koruduğu ve NATO Genel Sekreteri ve eski Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin önceki gün “AB’nin ABD’siz kendisini koruyamayacağını” söylediği[15] düşünülürse, Trump döneminin daha ziyade bir “anomali” olarak kalması ve ilişkilerin ilerleyen dönemde yeniden düzelmesi mümkün gözükmektedir. Elbette bu, birbirleriyle iç içe geçmiş derin jeostratejik ve jeoekonomik çıkarların doğal bir sonucudur ve bunun değiştirilmesi ancak on yıllar içerisinde mümkün olabilecektir. Ancak AB’nin Mercosur ve özellikle Hindistan adımları bence çok bilinçli ve bir anlamda sembolik olup, ABD’ye yaklaşan yeni dünya düzeninde Transatlantik ilişkilerde çok daha özenli olması gerektiğini belli eder niteliktedir. Bunun sebebi ise, küresel ekonomide Çin ve Hindistan gibi yeni devlerin ortaya çıkmasıdır.
Prof. Dr. Ozan ÖRMECİ
DİPNOTLAR
[1] https://www.mfa.gov.tr/guney-ortak-pazari.tr.mfa.
[2] https://ticaret.gov.tr/blog/sektor-haberleri/ab-ve-mercosur-25-yillik-muzakerelerin-ardindan-ticaret-anlasmasi-imzaladi#:~:text=AB%20ve%20MERCOSUR%2C%2025%20Y%C4%B1ll%C4%B1k%20M%C3%BCzakerelerin%20Ard%C4%B1ndan%20Ticaret%20Anla%C5%9Fmas%C4%B1%20%C4%B0mzalad%C4%B1,-19%20Ocak%202026&text=AB%20ve%20G%C3%BCney%20Amerika%20blo%C4%9Fu,b%C3%BCy%C3%BCk%20ticaret%20anla%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1n%20yolunu%20a%C3%A7t%C4%B1.
[3] https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_113.
[4] https://www.dw.com/tr/ab-hindistan-serbest-ticaret-anla%C5%9Fmas%C4%B1-ne-%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BCyor/a-75681378.
[5] https://www.dw.com/tr/ab-hindistan-serbest-ticaret-anla%C5%9Fmas%C4%B1-ne-%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BCyor/a-75681378.
[6] https://www.bbc.com/news/articles/crrnee01r9jo.
[7] https://www.bbc.com/news/articles/crrnee01r9jo.
[8] https://www.dw.com/tr/ab-hindistan-serbest-ticaret-anla%C5%9Fmas%C4%B1-ne-%C3%B6ng%C3%B6r%C3%BCyor/a-75681378.
[9] https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_184.
[10] https://www.eeas.europa.eu/eeas/security-and-defence-eu-and-india-sign-security-defence-partnership_en.
[11] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ab-ile-hindistan-guvenlik-ve-savunma-ortakligi-anlasmasi-imzaladi/3811927.
[12] https://www.eeas.europa.eu/eeas/security-and-defence-partnership-between-european-union-and-republic-india_en.
[13] https://www.eeas.europa.eu/eeas/security-and-defence-eu-and-india-sign-security-defence-partnership_en.
[14] https://www.turkiyearastirmalari.org/2024/04/24/yayinlar/analiz/analiz-koridor-savaslari-kusak-yol-kalkinma-yolu-imec/.
